GündemGünün Haberleri

Yeni Varlık Barışı kimlere, ne gibi avantajlar sağlıyor



Dünya gazetesi yazarı Talha Apak, ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni “Varlık Barışı” düzenlemesini kaleme aldı. Apak, yasa çerçevesinin kesinleşmesiyle birlikte asıl tartışılan konunun bu uygulamanın kimlere ve ne ölçüde fayda sağlayacağı olduğunu belirtti. Türkiye’de bugüne kadar çok sayıda benzer düzenleme yapıldığını hatırlatan yazar, temel amacın yurt dışındaki varlıkları ülkeye kazandırmak ve kayıt dışı serveti ekonomiye dahil etmek olduğunu vurguladı.

YENİ DÜZENLEMEDEN KİMLER FAYDALANACAK

Talha Apak’ın aktardığı bilgilere göre, yeni tebliğ varlık barışından yararlanabilecek kişi çevresini oldukça geniş tutuyor. Yurt içinde veya yurt dışında para, altın, döviz ve menkul kıymet gibi varlıklara sahip gerçek ve tüzel kişiler bu imkandan faydalanabiliyor. Ayrıca vergi mükellefi olmayan vatandaşlar da Türkiye’de bulunan ancak kayıt altına alınmamış varlıklarını bildirerek düzenlemeye dahil olabiliyor.

ODAK GRUPLAR VE SAĞLANACAK AVANTAJLAR

Düzenlemenin doğrudan fayda sağlayacağı grupların başında uluslararası yatırımcılar geliyor. Yazısında bu konuya değinen Apak, “Geçmiş yıllarda çeşitli nedenlerle yurt dışın­da yatırım yapan veya varlık bu­lunduran gerçek ve tüzel kişiler önemli bir avantaj elde edebile­cektir” ifadesini kullandı. Varlıkların vergisel inceleme endişesi taşımadan Türkiye ekonomisine kazandırılmasının önemli bir güvence oluşturacağını ekledi. Şirketler açısından da öz kaynak yapısını güçlendirme ve finansal tabloları daha gerçekçi hale getirme fırsatı doğuyor. Finans sektörü için bankacılık sistemine girecek yeni kaynaklar derinliği artırırken, kamu maliyesi tarafında ise kayıt altına alınan varlıkların ilerleyen dönemde dolaylı vergi gelirlerini artırması bekleniyor.

KADEMELİ VERGİ SİSTEMİ VE SÜRELER

Yeni düzenleme, varlıklarını getiren mükelleflere belirli şartlar altında ciddi vergi muafiyetleri tanıyor. Varlık barışında temel vergi oranı yüzde 5 olarak uygulanacak olsa da varlıkların Türkiye’deki yatırım araçlarında tutulma süresine göre bu oran kademeli olarak düşüyor. Dünya gazetesi yazarı Talha Apak, bu avantajlı sistemi şu sözlerle detaylandırdı: “Düzenleme, varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulmasını teşvik eden indirim­li bir vergileme sistemi de öngör­mektedir. Buna göre varlıkların; en az 5 yıl tutulması halin­de %0, en az 4 yıl tutulması halin­de %1, en az 3 yıl tutulması halin­de %2, en az 2 yıl tutulması halin­de %3, en az 1 yıl tutulması halin­de %4 oranında vergi uygulana­caktır.” Başvuruların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılabileceğini belirten Apak, 1 Ocak 2027’den sonraki bildirimlerde oranlara yarım puan ilave edileceğini hatırlattı.

VERGİ İNCELEMESİNDE GERÇEK BİR KORUMA SAĞLAR MI

Kamuoyunda varlık barışının herkesi vergi incelemesinden tamamen kurtaracağına dair yanlış bir algı bulunduğunu belirten Talha Apak, konunun hukuki sınırlarına dikkat çekti. Bildirimden önce başlamış incelemelerin bu koruma kapsamında olmadığını vurgulayan yazar, gelecekteki incelemeler için şu kritik uyarıyı yaptı: “Varlık barışının gelecek­teki bir vergi incelemesinde zırh görevi görebilmesi için, inceleme konusu ile varlık barışında beyan edilen tutarlar arasında mutlaka bir ‘illiyet bağı’ (bağlantı) kurul­ması şartı bulunmaktadır.” Apak, sonradan yapılan incelemelerde ortaya çıkan matrahtan geçmişte beyan edilen varlık barışı tutarının mahsup edileceğini ifade etti. Ancak bu düzenlemenin muhasebe hilesi yapanlara, hatalı maliyet hesabı çıkaranlara veya transfer fiyatlandırması riski taşıyanlara doğrudan bir fayda sağlamayacağını; esas olarak gerçek kişilerin beyan edilmeyen gelirleri ile şirketlerin kayıt dışı hasılatlarında koruma sağlayacağını belirtti.

VERGİ ADALETİ VE UZUN VADELİ ETKİLER

Düzenlemenin eleştirilen yönlerine de değinen Apak, sürekli tekrarlanan varlık barışlarının vergisini düzenli ödeyen mükelleflerin adalet duygusunu zedelediğini yazdı. Küresel ölçekte finansal bilgi paylaşımının artık otomatik hale geldiğini hatırlatan yazar, yazısını şu net mesajla sonlandırdı: “Vergi politikalarının temel amacı; belirli dönemlerde af veya barış uygulamalarına ihtiyaç du­yulmayan, kayıtlı ekonomiyi teş­vik eden, adil ve sürdürülebilir bir mali sistem oluşturmak olmalı­dır. Asıl kazanım da ancak bu şe­kilde sağlanabilecektir. Vergi sis­teminin başarısı, belli aralıklarla çıkarılan varlık barışlarıyla değil; mükellefin devlete güven duydu­ğu, vergisini zamanında ödemeyi bir yük değil, vatandaşlık görevi olarak gördüğü kalıcı bir mali dü­zenin kurulmasıyla ölçülmelidir.”

Odatv.com

Related posts

Dünya Sağlık Örgütü’nden ‘daha ölümcül sıcaklık’ uyarısı

admin

Çocuklar neden sebze yemiyor I Çocuklara sebze yedirmenin yöntemleri

admin

ABD’den İran’a saldırı: 3 noktada peş peşe patlama

admin

Leave a Comment