
ABD borsalarındaki teknoloji rallisinin arkasından devasa bir borç yükü çıktı. Yapay zekâ ve çip hisselerine yönelen çılgın talep, finansman maliyetlerini uçurdu. Wall Street’te risk çanları çalıyor.
ABD borsalarında teknoloji hisselerinin öncülüğünde yaşanan yükselişin arkasındaki tehlikeli gerçek gün yüzüne çıktı. Yatırımcıların yapay zekâ ve yarı iletken devlerine oynamak için rekor düzeyde borçlandığı anlaşıldı.
Fed verilerine göre, birincil piyasa yapıcıların bilançolarındaki hisse senedi repo pozisyonları 24 Haziran itibarıyla 211 milyar dolara fırladı. Yatırımcıların hisseleri teminat göstererek borçlandığı bu sistemde, nakit talebi kelimenin tam anlamıyla patlama yaptı.
FAİZLER POLİTİKA FAİZİNİ BİLE DELDİ GEÇTİ
Piyasadaki bu aşırı borçlanma iştahı, haziran ayı sonunda finansman maliyetlerini zirveye taşıdı. Repo faizleri, Fed’in politika faizinin tam 200 baz puan (yüzde 2) üzerine çıktı. Finansman maliyetlerinde Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviye görülürken, bu durum piyasadaki kırılganlığı iyice artırdı.
Morgan Stanley’nin paylaştığı veriler ise durumun sadece hisse fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanmadığını, yatırımcıların bilinçli olarak kaldıraç (borç) oranını artırdığını gösteriyor. Repo kullanımı son bir yılda yüzde 50 oranında büyüdü.
KALDIRAÇLI FONLAR TEHLİKEYİ BÜYÜTÜYOR
Yükselişten daha fazla kâr etmek isteyenlerin yöneldiği “kaldıraçlı borsa yatırım fonları” (ETF) da bankaların bilanço kapasitesini zorluyor.
Borçlanarak açılan bu pozisyonlar, borsalar yükselirken kazancı katlıyor. Ancak madalyonun bir de ters yüzü var: Hisse fiyatları düşüşe geçerse ne olacak?
EN BÜYÜK RİSK: ZİNCİRLEME REAKSİYON
Uzmanlar uyarıyor: Sınırlı sayıdaki büyük teknoloji hissesinde (Nvidia, Microsoft, Apple vb.) başlayacak olası bir kâr satışı, “teminat tamamlama çağrılarını” (margin call) tetikleyebilir. Yatırımcılar borçlarını kapatmak için hızla satışa geçmek zorunda kalabilir ve bu durum borsalarda çöküşü hızlandırabilir.
GÖZLER FED’DE VE BİLANÇOLARDA
Barclays verilerine göre küresel hisse senedi finansman piyasasının büyüklüğü 10 trilyon doları bulmuş durumda. Buna karşın dev bankaların bilanço kapasitesi aynı hızda büyümüyor. Bu da özellikle ay ve çeyrek sonlarında fonlama krizlerine kapı aralıyor.
Önümüzdeki dönemde Wall Street’in kaderini; repo faizlerinin seyri, dev teknoloji şirketlerinin açıklayacağı kâr bilançoları ve Fed’in faiz patikasına yönelik vereceği mesajlar belirleyecek. Borsadaki ralli borç yükünü taşıyabilecek mi, yoksa finansman duvarına mı çarpacak? Piyasalar şimdi bu sorunun yanıtını arıyor.
Odatv.com