
The Athletic’in görüştüğü içerik üreticileri, turnuvanın kendilerine milyonlarca yeni izleyici, yeni iş fırsatları ve küresel bir görünürlük sağladığını anlatıyor. Futbol, moda, yemek kültürü ve taraftar deneyimi artık akıllı telefon ekranlarında da aynı anda yaşanıyor.
DÜNYA KUPASI İÇERİK ÜRETİCİLERİNİN SAHASI OLDU
Eski amigo kız ve spor muhabiri Elizabeth Pehota da bunlardan biri. Her gün stadyumlarda koşarak çektiği kısa videolarla turnuvanın öne çıkan gelişmelerini anlatıyor. “World Cupdates” adını verdiği seride hem koşu tutkusunu hem de futbola olan ilgisini bir araya getiriyor.
Yaklaşık 50 bin takipçiye sahip olan Pehota’nın İskoç taraftarlarla çektiği videolar yüz binlerce kez izlendi. Dünya Kupası sayesinde çok daha geniş bir kitleye ulaştığını söylüyor.
TİKTOK’TA DÜNYA KUPASI PATLAMASI
TikTok‘un küresel spor sorumlusu Rollo Goldstaub’a göre 48 takımlı yeni format ve turnuvanın üç ülkede düzenlenmesi, Dünya Kupası’nı sporun ötesinde dev bir dijital içerik organizasyonuna dönüştürdü.
30 Haziran itibarıyla #FIFAWorldCup etiketi 9,4 milyon kez kullanıldı. #WorldCup etiketiyle yapılan paylaşımlar yüzde 65 artarken, ABD’de “World Cup” aramaları ise yüzde 320 yükseldi.
BİR DAKİKALIK VİDEO HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
İngiliz sunucu Nimi Mehta, turnuva öncesinde istediği televizyon görevini alamayınca sosyal medyada iş aradığını anlattığı samimi bir video paylaştı.
Bir milyondan fazla izlenen bu video sayesinde FIFA, Adidas ve Mirror Sport başta olmak üzere birçok kurumdan teklif aldı. Mehta, artık sosyal medyanın geleneksel televizyon yayıncılığı kadar hatta bazı alanlarda daha güçlü fırsatlar sunduğunu söylüyor.
FIFA İLK KEZ TİKTOK İÇERİK ÜRETİCİLERİNE ÖZEL ERİŞİM VERDİ
Eski spor spikeri Simone Scott da kariyerini sosyal medyaya taşıyan isimlerden biri. Kadınlara futbolu anlatan videolarıyla 250 binden fazla takipçiye ulaşan Scott, FIFA ve TikTok’un ortak programına seçilen 30 içerik üreticisinden biri oldu.
Bu program kapsamında maç önü, saha kenarı ve perde arkası görüntüler, çekme hakkı elde eden Scott, Dünya Kupası’nın şimdiye kadar yaşayamadığı bir deneyimi sunduğunu ifade ediyor. FIFA da bu iş birliğiyle taraftarlara daha samimi ve farklı bakış açıları sunmayı hedefliyor.
FUTBOLCULAR DA ARTIK KENDİ MEDYALARINI KURUYOR
Haberde, futbolcuların da sosyal medyanın gücünü daha fazla kullanmaya başladığı vurgulanıyor.
Norveçli yıldız Erling Haaland’ın Dünya Kupası vlogları YouTube’da milyonlarca izlenmeye ulaştı. Eski İngiltere Teknik Direktörü Gareth Southgate döneminde milli takımın sosyal medya içeriklerinin bilinçli olarak artırıldığı, taraftarların futbolcuların saha dışındaki yaşamlarını görmek istediği belirtiliyor.
BİR PAYLAŞIM MİLYONLARCA TAKİPÇİ KAZANDIRDI
Turnuvanın en dikkat çekici sosyal medya hikâyelerinden biri Yeni Zelandalı futbolcu Tim Payne oldu. Arjantinli bir içerik üreticisinin “Dünya Kupası’nın en az tanınan oyuncusu” başlıklı videosunun ardından Payne’in Instagram takipçi sayısı birkaç binden milyonlara yükseldi.
Benzer şekilde, ilk Dünya Kupası’nı oynayan Yeşil Burun Adaları’nın 40 yaşındaki kalecisi Vozinha da Brezilya’da YouTube üzerinden maçları yayınlayan CazéTV’nin yönlendirmesiyle sosyal medyada küresel bir fenomene dönüştü ve milyonlarca yeni takipçi kazandı.
SÜREKLİ İÇERİK ÜRETMENİN GÖRÜNMEYEN YÜKÜ
Haberde içerik üreticilerinin karşılaştığı zorluklara da dikkat çekiliyor. Hakem kararlarını anlatan videolarıyla tanınan David Gerson, içerik üretmenin çoğu zaman yalnız yürütülen bir iş olduğunu söylerken, Elizabeth Pehota ise Dünya Kupası’nı izlemekle içerik yetiştirmek arasında denge kurmanın giderek zorlaştığını anlatıyor.
The Athletic’e göre Dünya Kupası artık yalnızca sahada oynanan bir futbol organizasyonu değil; aynı zamanda sosyal medyada milyonlarca kişinin takip ettiği, içerik üreticilerinin kariyerlerini şekillendiren küresel bir dijital platforma dönüşmüş durumda.
TÜRKİYE’NİN FARKLI DURUMU
Dünya Kupası’nı izleyen gazetecilik de değişti. Bir zamanlar onlarca kişilik ekipler giderdi, bugün birkaç muhabir kaldı.
Bir dönem Dünya Kupası denildiğinde Türk gazeteleri adeta seferberlik ilan ederdi. Hürriyet, Milliyet ve Sabah gibi büyük gazeteler turnuvaya muhabir, foto muhabiri, yazar ve teknik ekipten oluşan kalabalık kadrolar gönderirdi. Bir ay boyunca kiralanan dairelerde kalan ekipler, turnuvayı yerinden takip eder, her gün özel dosyalar hazırlardı.
Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda. Edindiğim bilgilere göre 2026 Dünya Kupası’na Türkiye‘den hiçbir büyük gazete muhabir ya da foto muhabiri göndermedi. Turnuvayı sahadan takip eden ekipler büyük ölçüde AA, DHA, İHA, TRT, beIN Sports, Tivibu Spor ve HT Sporun birer muhabiriyle sınırlı kaldı. A Spor’dan ise sahada görev yapan bir muhabire rastlanmadı.
Bir dönemin kalabalık Dünya Kupası ekipleri yerini çok daha küçük kadrolara bırakırken, Türk yazılı basınının turnuvadaki eski güçlü varlığı da artık geride kalmış görünüyor. Babamın (Doğan Koloğlu) katıldığı dünya kupalırın hatırlarım. Ylıdızlar topluluğu gibiydi. Gerçi şimdi öyle “spor yazarları” da yok! Devir değişti.
BİR TANE BÜYÜK İSİM İLE SÖYLEŞİ YAPILMADI; PELE İLE SÖYLEŞİNİN HİKAYESİ
Dikkati çeken bir başka konu gazetecilik. Yazılı basında hem ekipler güçlü olurdu hem sansasyonel haber peşinde koşma yarışı vardı. Ünlü futbolcular, teknik adamlar ile söyleşi kapma yarışı olurdu. Meksika 1970 Dünya Kupası’nda Türk basın ekibinin Pelé ile yaptığı söyleşi, bugün hâlâ unutulmayan bir gazetecilik anısı olarak anlatılıyor. Halit Kıvanç, Necmi Tanyolaç, Metin Oktay ve Mehmet Biber’in de bulunduğu ekip, Meksika’da Brezilya kampına giderek Pelé ile özel bir röportaj yaptı.
Halit Kıvanç, Pelé’ye 1958 Dünya Kupası’nda birlikte çektirdikleri fotoğrafı gösterince, yıldız futbolcu çok duygulandı. Çünkü o dönem henüz yedek olduğu için elinde çok az fotoğraf vardı. Türk gazeteciler ayrıca Pelé’ye Türkiye’den götürdükleri küçük bir süs kılıcı hediye etti.
Söyleşide Metin Oktay’ın Türkiye’nin “Gol Kralı” olduğu anlatılınca Pelé ona da ilgi gösterdi. Brezilya televizyonu bu buluşmayı kayda aldı. Bu söyleşinin yapıldığı Brezilya kampına babam Doğan Koloğlu da girmişti. Ama önceliği her daim dostu olan bu ekip aldığını görünce kenara çekilmiş ve gazetecilik saygısını göstermişti.
1974 yılında Hürriyet adına katılan ekibe bakar mısınız ? Eşvak Aykaç, Samim Var, Gündüz Kılıç, Rıdvan Yelekçi, Doğan Koloğlu, Garbis Keşişoğlu…
Sina Koloğlu
Odatv.com